|
Kaynak : Necdet SAKAOĞLU - ATLAS Dergisi - Ekim 2011
Anadolu kentlerinde mahalle yapılanması ve hayatı tarihin hangi çağında başlamıştır?.. Helenistik şehirlerde (MÖ 3.yy) mahalleye amphodon deniyormuş. Tapınağın bulunduğu amphodonda seçkinler otururmuş. Tapınak-mahalle ilişkisi neredeyse günümüze kadar gelmiş. Ahalisi Hıristiyan mahalleleri kiliselerin çevresinde, Müslüman mahalleleri cami veya mescit merkezli... Yukarı Kilise Mahallesi, Camiyi kebir mahallesi, Kirazlı Mescit Mahallesi...
İlkçağ kentlerinde Zeus ve Hera tapınaklarının bulunduğu mahalleler Akropolde ve çevresindeki taraçalarda kurulur; zenginlerin denize nazır görkemli konutları, köşkleri de bu taraçalarda yükselirmiş. Kademeli taraçalar boyunca uzanan caddeler arasında plateia denen meydancıklar varmış. Caddelerin temizlik ve bakımından sorumlu cadde şefleri her yıl düzenlenen caddeler arası yarışa hazırlanır; kazanan mahallenin bu üstünlüğü bir anıt taşa yazılırmış. Amasra Müzesindeki 69 tarihli bir taşta, 5 ayrı taç çerçevede yazılı sözcüklerin ortak anlamı, Amasra’nın iki büyük mahallesinden birinin “Hieronikon to amphodon”un (kutsal mahalle yarışmasının) galibi olduğunu anlatıyor.
Mahallelerimizin, sokaklarımızın sâkinleri, bu eski geleneğe bugün hayat verseler!. 1960’larda İstanbul’un modern semtlerinde “en bakımlı ve özenli apartman girişi” yarışmaları düzenlendiğini anımsatalım.
Mahallelerimizin adları, eski mahallelerin kuruluşları ve tarihleri üzerine çalışmalar var mıdır?.. Anadolu kentlerinde, adıyla birlikte nirengilerini, tarihi yapılarından hiç değilse birkaçını, türbesini, çeşmesini, kuruluş söylencelerini, evliya menkıbelerini, hatta kimi geleneklerini korumuş mahalleler az değildir. İstanbul ve Bursa mahallelerinin asırlar boyu daha doyurucu kültür birikimleri edindiklerinde kuşku yok. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nden başlanarak Hüseyin Rahmi Gürpınar’a, Halide Edip Adıvar’a, Ahmet Hamdi Tanpınar’a kadar yazarlarımızın eserlerinde ve yerli tiyatromuzda, mahalle ekseriya asıl mekândır. Özellikle romanlarda, mahalleyi karakteri, gelenekleri, ahalisi, tipleri, gündelik yaşamı, çocukları, yaşlıları, komşuluk ilişkileri, inançları, dayanışmaları, kavgaları...yazları, güzleri, kışları... kısacası gündelik yaşamın bütün çizgileriyle bulur; o ortamı belleğimizde inşa ederek özlem duyarız.
Zamanımızda, büyük kentlerde tamamen, kentleşme sürecindeki yerleşimlerde de hızla, mahalle dokuları kayboluyor. Adı var iç dünyası yok mahalleleri, kapılarında “T.C....Muhtarlığı” levhası asılı oda büyüklüğündeki belediyenin semt bürosu işlevli kondurmalar temsil ediyor. “Çağdaş yaşam”ın semt- site topluluklarında ise çok eskilerde kalan mahallelik kaynaşması şöyle dursun, aileler oturdukları apartmanın diğer dairelerindekileri tanımak istemiyor!
“(İstanbul’da) bugün mahalle kalmadı. Yalnız şehrin şurasına burasına dağılmış eski, fakir mahalleliler var. Birbirlerinin hatırlarını sormak, bir kahvelerini içmek, geçmiş zamanı beraberce anmak için zaman zaman gömüldükleri köşeden çıkan, bin türlü zahmete katlanarak semt semt dolaşan ihtiyar mahalleliler...
Bugünün mahallesi artık eskiden olduğu gibi her uzvu birbirine bağlı yaşayan bir topluluk değildir. Sadece belediye teşkilatının bir cüz’ü olarak mevcuttur. Zaten mahallenin yerini, alt kattaki üst kattakinden habersiz, ölümüne dirimine kayıtsız küçük bir Babil gibi her penceresinden ayrı bir radyo merkezinin nağmesi taşan apartman aldı”
Beş Şehir’de böyle yazmış Tanpınar. İlahi üstat, kalk da şimdiki siteleri, plazaları, varoşları gör!
Celâl Esad Arseven, Sanat Ansiklopedisi’ne koyduğu kısacık “Mahalle” maddesinde: “Şehir ve kasabaların müteaddit parçalara ayrılmış olan kısımlarından her biri ki birçok evler, binalar, sokaklar ve bahçelerden ibarettir. Eski zamanlarda İstanbul mahallelerinden her birinde birer mahalle camisi, çarşısı ve hamam bulunurdu. Bu mahalleler imam ve muhtarlar tarafından idare olunurdu. Mahallelerin birkaçını ihtiva eden kısımlara semt denir. Şehircilikte bölge (Fr. Zone) denilen şehir mıntakaları birkaç mahalleyi ihtiva etmektedir. Şehir taksimatında en büyük kısımlara belediye dairesi daha küçüklerine semt, ondan küçüğüne bölge ve daha küçüğüne mahalle (Fr. Quartier) denir.”demiş.
Sanat tarihçisi, şehircilik uzmanı, Kadıköy’ün ilk belediye başkanlarından Arseven’in, şehir, daire, semt, bölge, mahalle ölçüleri de bugün artık geçerli değil.
Yine bir belediyeci olan Osman Ergin, Türkiyede Şehirciliğin Tarihî İnkişafı’nda, mahalleyi, “ferdiyette cemiyete geçişin ilk ve asıl basamağı olarak tanımladığı gibi, Osmanlı yönetiminde de kamusal, kentsel, yargısal yapıların ilk basamağında da mahalleyi işaret ediyor.
Mahallelerimizin kuruluşları yüzyıllar öncesine dayananları çok; İstanbul ve Anadolu’daki mahalle adları da ayrı bir zenginliktir. Bu adlarda yaşatılan Türkçe sözcük ve deyimleri; -mahalleli, mahalle çocuğu, mahalle karısı, mahalle bekçisi, mahalle köpeği kapı beklemez- ilh.. de unutuyoruz.
Yazımızı, mahallelerini sevgiyle koruyan, başka kentlerde yaşasa da yılda bir memleketine, mahallesine giderek evinin kapısını pencereleri açan, eski mahalle yaşamını, komşularını yad eden Eğinlilerin bir ezgisinin üç dizesiyle bağlayalım:
Eğin’in etrafı dağdır meşedir
İçinde oturan beydir paşadır
Yüzeli mahalle beş yüz köşedir
OSMANLI MAHALLELERİ
Atlas, bu sayıda "Osmanlı Mahalleleri Atlası" eki veriyor. Özel çalışma, tarih boyunca sosyal ve ekonomik hayatta önemli yeri olan mahalleleri çok sayıda örnekle inceliyor. Kitap ÇEKÜL Vakfı, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Tarihi Kentler Birliği ortaklığıyla yürütülen bir projenin ürünü. Atlas, Temmuz 2010'da da "Osmanlı Çarşıları Atlası" eki vermiş, bu kitap Bursa'da düzenlenen Uluslararası Osmanlı Coğrafyasında Çarşı Kül¬türü Sempozyumunda da dağıtılmıştı. Her yıl tekrarlanan uluslararası sempozyumun bu yılki teması ise "Mahalle"...
Atlas'ın eki "Osmanlı Coğrafyasında Mahalle Kültürü Sempozyumuna gelecek uzman ve konuklara da bir katkıda bulunmayı amaçlıyor. Geçen yıl olduğu gibi bu yılki kitabın hazırlanmasında da tarihçi-yazar Necdet Sakaoğlu en büyük payın sahibi. Sakaoğlu'nun yanı sıra Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu, Yard. Doç. Dr. Bedri Mermutlu ve Alp Arısoy da yazılarıyla kitabı zenginleştiriyor.
BURSA'DA BULUŞMA
Osmanlı dönemindeki mahalle örgütlenmesini, dayanışma bilincini ayrıntılarıyla öğrenmek isteyen herkes 14-16 Ekim 2011 tarihleri arasında Bursa'da gerçekleştirilecek "Osmanlı Coğrafyasında Mahalle Kültürü Sempozyumuna davetli.
Sempozyumda çok sayıda bilim in¬sanı ve uzman sunum yapacak. Açılış konuşmaları 14 Ekim günü 9:00'da başlayacak. Ardından "Mahallede Düzen, Mahalle Hukuku", "Bursa'da Mahalle Kültürü" ve "Mahalle ve Komşuluk Kültürü" başlıklı oturumlar gerçekleşecek. Ertesi gün 15 Ekim'de de açılış saati 9:00 olacak ve "Tarihi Kentlerde Mahalle" ve "Osmanlı Coğrafyasında Mahalle Kültürü" oturumları yapılacak. 16 Ekim'de, saat 11:00'de ise tarihi Cumalıkızık Mahallesine gezi düzenlenecek. Ayrıntılı program için:
www.kesfetmekicinbak.com
SİNAN'A SAYGI
ÇEKÜL Akademi Seminerleri
ÇEKÜL Vakfı, uzun yıllara dayanan bilgi birikimini "Sinana Saygı Projesi" kapsamında oluşturduğu dijitalportal (www.sinanasaygi.org) ve Sinana Saygı Gezi Haritalarının ardından ÇEKÜL Akademi seminerleriyle geniş kitlelerle paylaşıyor. Bu çerçevede 9 Ekim 2011de, İstanbul Boğazı kıyısındaki Şerifler Yalısında 16. yüzyıl İstanbul'unu konu alan bir eğitim programı düzenleniyor. Alan gezilerinin de yer alacağı programda Mimar Sinanın dehası ve eserleri tanıtılacak. ÇEKÜL Akademi ayrıca 23 Ekim 2011de Mimar Sinanın iki Osmanlı başkenti İstanbul ve Edirne arasındaki mirasını konu alan bir seminer programı ve gezi düzenliyor. Her iki etkinlik de ücretli. Bilgi için:
www.cekulvakfi.org.tr
Osmanlı Mahalleleri Atlası
ÇEKÜL Vakfı, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Tarihi Kentler Birliğiyle birlikte yürüttüğümüz işbirliğinin ikinci kitabını görücüye çıkardık. Hatırlayacak olursanız geçen yıl temmuz ayında dergimizin ekinde "Osmanlı Çarşıları Atlası'nı sizlerle buluşturmuştuk. Bu atlas 2-4 Temmuz 2010 tarihleri arasın¬da Bursa'da düzenlenen "Uluslararası Osmanlı Coğrafyasında Çarşı Kültürü Sempozyumunda da dağıtılmıştı. Her yıl tekrarlanan uluslararası sempozyumun bu yılki teması "mahalle".
Atlas dergisi olarak "Osmanlı Coğrafyasında Mahalle Kültürü Sempozyumuna gelecek uzman ve konuklara küçük bir katkı olması amacıyla elinizdeki kitabı hazırladık. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da tarihçi-yazar Necdet Sakaoğlu kitabın oluşmasındaki en büyük payın sahibi... Necdet Sakaoğlu ve yazılarıyla bu yayını zenginleştiren Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu, Yard. Doç. Dr. Bedri Mermutlu ve Alp Arısoy'a teşekkürü bir borç biliriz.
Burada bulacağınız bilgi-belgelerle yetinmeyip Osmanlı dönemindeki mahalle örgütlenmesini, mahallelerdeki dayanışma bilincini ayrıntılarıyla öğrenmek isteyen herkesi 13-16 Ekim 2011 tarihleri arasında Bursa'da gerçekleştirilecek "Osmanlı Coğrafyasında Mahalle Kültürü Sempozyumuna davet ediyoruz. Uluslararası sempozyum 2012 yılında yine Bursa'da toplanacak. Uzmanlar sempozyumun dördüncü yılında Osmanlı coğrafyasında "köy" örgütlenmesini masaya yatıracak.
Kaynak : Necdet SAKAOĞLU - ATLAS Dergisi - Ekim 2011
|
- Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
- Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
- Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
- 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
- Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
| |